Randevu 0216 449 09 41
Prof. Dr. Cengiz BAHADIR

Diğer Hastalıklar

Transkranial Manyetik Stimulasyonun Diğer Kullanım ve Araştırma Alanları

Transkranial manyetik stimulasyon (TMS) tedavisi uygulandığı beyin bölümünde bulunan sinir hücrelerinin aktivitesini rtırabilmekte yada baskılayabilmektedir. Bu özelliği neden ile çok sayıda nörolojik hastalıkda kullanılmaktadır. Depresyon tedavisinde FDA tarafından onaylanmış bir tedavi olup Amerika dahil bir çok ülkede sigorta kurumlarınca karşılanmaktadır. Amerika’da TMS ile depresyon tedavisi uygulayan merkez sayısı 600’ün üzerindedir. TMS depresyon dışında beyin felçlerinde (inme, hemipleji), felçlere bağlı konuşma bozukluklarında (afazi), kulak çınlamasında (tinnutus), distonide (yazıcı krampi, musizyen krampı), santral ağrıda bilimsel olarak etkinliği onaylanmış bir tedavidir.diger

TMS tedavisi halen ilaçla tedavisi mümkün olmayan yada ilaçların yeterince etkili olmadığı bir çok nörolojik hastalıkta denenmektedir. Araştırmaların büyük kısmında olumlu sonuçlar bildirilmekle beraber henüz rutin kullanıma girmemiştir.

TMS tedavisinin uygulandığı hastalıklarının başlıcaları hareket bozukluklarıdır. El titremeleri, istemli hareket bozuklukları, ataksi, diğer nadir rastlanılan bazı hareket bozuklukları bunların başında gelmektedir. Ataksi yürüme ve hareketlerde kas koordinasyon bozukluğuna bağlı sarsaklık durumudur. USA’da yapılan yakın bir çalışmada santral sinir sistemi kaynaklı ataksik bir vakada TMS tedavisi ile ilk kez yürüyüşte düzelme tespit edilmiştir. Ataksi gibi tedavisi konusunda tıbbın çok çaresiz kaldığı bir durumda TMS tedavisi ile kısmen de olsa objektif olarak ölçülebilen bir düzelmenin tespit edilmesi son derece önemlidir. Esansiyel tremor ileri yaşlarda ortaya çıkan genelde ilerleyici, ilaçlarla tedavi şansı çok az olan el titremesidir. Bu vakalarda yapılan bir çalışmada TMS ile başarılı sonuç bildirilmiştir. TMS tedavisinde yeni geliştirilen özel şekilli koillerle derin beyin uyarımı da denenmektedir. Korteks yani beynin dış kabuğu altındaki yapılarıda seçici bir şekilde uyarmak mümkün olduğunda bu tip hastalıklarda çok daha başarılı sonuçların alınması çok muhtemeldir. Multpl sklerozda yine TMS tedavisinin çalışıldığı hastalıklardan biridir. Multipl skleroz çokdeğişken bir klinik tabloya sahiptir. Görme bozukluğu ve çift görmeden, dengesizliğe, kısmi felçlerden tam felçlere, bilişsel fonksiyon bozukluklarından depresyona kadar çok farklı klinik durumlara sebep olabilmektedir. TMS tedavisi burada tüm hastalığa değil hastalığın yarattığı bozukluklara göre uygulanmaktadır. Sözgelimi MS’ye bağlı bir depresyon varsa depresyona yöneiik bir tedavi yapılmaktadır. Elde bir felç durumu varsa beynin motor korteks dediğimiz hareketle ilgili bölümüne tedavi yapılmaktadır. MS genellikle ilerleyici bir hastalıkdır. TMS tedavisi hastalığın ataklarını engellemese de hastalığın yol açtığı fonksiyonel kayıpları kısmen de olsa giderebilmektedir. T MS ile uygulanan özel tetkilerle (MEP testi) MS’nin hareket sistemini yöneten sinir ağının hangi bölümlerini ne derece etkilediği tespit edilebilmektedir. Bu test bize hastanın iyileşme potansiyeli hakkında da son derece önemli bilgiler vermektedir.

diger1

Yine çocuk hastalarda özellikle serebral palsi olarak adlandırılan serebral palsili çocuklarda (CP) da hastalığın fizyopatolojisini anlamaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır. CP’li çocuk hastalarda TMS’nin tedavide kullanılması çok yenidir. Bu konuda henüz yeterli veri yoktur. Bazı omzurilik hastalıklarında, amyotrafik lateral skleroz ve diğer motor nöron hastalıklarında da araştırmalar olanca hızı ile devam etmektedir.

diger2

TMS tedavisi son yıllarda epilepsi tedavisinde, şizofreni, bipolar bozukluk ve bazı davranış bozukluklarının tedavisinde denenmeye başlanmış ve olumlu sonuçlar bildirilmektedir. İlerleyen yıllarda TMS özellikle depresyon dışındaki psikiyatrik hastalıkların tedavisinde çok geniş bir kullanım alanı bulacak gibi görünmektedir.

Bu güne kadar TMS ile yapılan çalışma sayısı 10.000‘in üzerindedir ve her gün yeni çalışma sonuçları yayınlanmaktadır. Sonuçlar TMS tedavisinin yakın gelecekte nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların tedavisinde rutin uygulamaya gireceğini göstermektedir.